Homeopati Nedir, Ne değildir?

Bu soruyu cevaplayacak düzeyde ‘Homeopati’ bilgisine sahip değilim ne yazık ki. Konuyla ilgili hafta sonu çok araştırma yaptım ve malesef Türkçe kaynak sayısı çok az Homeopati’yi anlatan.

Temeli ‘benzer benzeri iyileştirir’ ilkesine dayanıyor. 18.yy başlarında Alman doktor Samuel Hahnemann tarafından bulunan ve vücudun kendini doğal iyileştirmesine yardım eden bir alternatif tıp sistemidir. Sözcük olarak Yunanca Homeos = benzer, Pathos = acı kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir. Yani sağlam kişide belirtileri ortaya çıkaran madde, aynı belirtileri taşıyıp hasta olmuş bir kimseyi iyileştirecektir.

Kafanızda terimlerle kavram kargaşası oluşacak araştırdıkça, şu an hatırlayamadığım bir sitede çok güzel bir örnekle karşılaştım; Uyuyamama sorunu çekiyorsunuz ve ne yaptıysanız işe yaramıyor. Tek bir adet kahve çekirdeğini taş bir havanda dövüp toz haline getirdiğinizi düşünün. Ardından yaşadığınız şehirdeki en büyük su kaynağına (İzmir’deyseniz körfeze, Amerika’daysanız Pasifik okyanusuna!) bu kahve tozunu döküp denizin iyice dalgalandığını hayal edin. Sonra o sudan bir kaşık içip evinize gidip mışıl mışıl uyuyorsunuz! Komik geliyor biliyorum ama bizim (yani homeopati eğitimi almamış kişilerin) anlayabileceği dilden yapılmış harika bir örnek bu bence!

Homeopatik ilaçlar orijinal maddenin su veya alkolde bekletildikten sonra bir dizi seyreltme ve çalkalama yöntemi uygulanması ile elde edilmektedir. Bu işlemden sonra elde edilen remedy (ilaç) laktoz tabletlerine emdirilir.

Asil’e gelen remedinin boyutu küçük bir tolu iğne başı kadardı. 300ml.’lik su şişesinin içine bu minik topu atıp biraz bekledim. İlk gün bu sudan tek kapak içerek başladık. Öncesinde 20dk. hiç bir şey yenmeyecek, su içmek bile yok! İçmeden 10dk.önce şişedeki suyu 10 kez çalkalıyoruz ve 10dk.bekliyoruz. Ardından yine 20dk.yemek/içmek yasak. Bildiğiniz su yani içtiği!

Biz cumartesi günü tek doz, pazar günü de 2 doz (sabah-akşam birer kapak su yani) şeklinde verdik. Bir kere ilk günden itibaren Asil’in kaşıntısı gözle görülür derecede azaldı, hatta artık hiç kaşıntısı yok! Bu sabah biz gittikten sonra Asil’in bezini değiştiren bakıcısı bile farkı fark etmiş, hiç bir şey kalmamış ki poposunda diye beni aradı!

Bizimki tamamen akut bir durumdu ve Asil henüz bebek olduğu için, doğru ellerde doğru şekilde hazırlanmış remedylere bağışıklık sistemi hızla yanıt verdi. Baştan da söylediğim gibi, çok derin bir konu aslında Homeopati ve ben sadece başlangıç aşamasında edindiğim bilgileri ve gözlemlerimi aktarmak istedim. Araştırmalarım devam ettikçe öğrendiklerimi buradan paylaşmaya devam edeceğim.

Bebeklerde Atopik Dermatit (Egzama)

Neredeyse 3 aydır Asil’in geçmek bilmeyen egzama problemiyle uğraşıyoruz, o yüzden baştan söylüyorum bu yazı biraz uzun olabilir! Bizim gibi Atopik Dermatit yaşayan ailelere bence ne kadar detaylı bilgi verirsem o kadar yardımcı olmuş olurum, zira yerli/yabancı o kadar çok forum/makale inceledim ki, anlatacağım çok şey var.

15 Ocak’ta tatile ilk gittiğimiz gün başladı egzamamız tam zaman vermek gerekirse (bez bölgesinde başladı ki buna diaper dermatik de deniyormuş). Aynı anda tüm vücudunu kırmızı isilik de sardı. Hava değişiminden pişik olduğunu düşündük başlarda, haliyle soğuk iklimden sıcak iklime geçmiştik. Derken İstanbul’a döndük, benim pişik geçer diyerek düşündüğüm kızarıklık ve kaşınmalar Asil’in sol bacağına da sıçradı. Önceleri küçük küçük pütürler halinde yuvarlak bir alanda başladı, sonra baldırının neredeyse tamamına ve göbeğine kadar yayıldı, hatta sağ bacağına da.

Sürekli de kaşındığı için mantar olduğuna neredeyse emindim, çocuk sürekli kaşınmanın verdiği rahatsızlıkla mutsuz ve huzursuzdu bu arada. Basit bir pişik yada mantar problemi için doktora götürmek, kan testleri vs. yapılmasını istemedim; eczaneden aldığım hafif kortizon içerikli MANTAR kremleri akşam yatmadan uyguladığımda sabaha kadar kızarıklıklar azalıyordu, Asil’de geceyi rahat geçiriyordu. Gün içinde tekrar aynı ve hatta kimi zaman artarak yayılıyordu kızarıklıklar. Minicik bebeğe kortizonlu krem uygulamak nasıl da bilinçsizce diyenlere tek bir cevabım var; gözünüzün önünde acı çeken bir bebek olduğu için fayda zarar hesabı yapıyorsunuz sadece, o an için faydalı oluyorsa zararları daha sonra telafi ederim diyorsunuz…

Bu şekilde neredeyse 1,5 ay geçirdik. Baktık olacak gibi değil, soluğu dermatologda aldık. Doktor’un tehşisi ATOPİK DERMATİK yani bizlerin kullandığı terim ile EGZAMA’ydı. Doktor beslenmeden kaynaklandığını düşünmediğini söyledi çünkü doğduğundan beri hiç besin alerjisi gözlemlememiştik, farklı bir besin de almamıştı zaten. Büyük olasılıkla bez kaynaklı olabileceğini ve ilk aşamada bez markasını değiştirmemizi tavsiye etti. Şimdiye kadar hep aynı marka bebek bezi kullanmıştık (Prima) ve artık çocuğuma alerji yapıyor olması gerçekten çok ilginçti. Neyse, eve giderken başka bir marka bez aldık; ayrıca klasik alerji şuruplarından olan Zyrtec şurup (akşam yatmadan 1 ölçek), HAMETAN pişik kremi, BABE Intim Temizleyici ve BABE Atopik ciltli bebekler için nemlendirici kremi de alarak eve döndük. Cildini nemli tutmamızı, atopik yapılı bir bebek olduğu için bu kızarıklıkların bir çıkıp bir kaybolacağını ve egzama ile yaşamaya alışmamızı önerdi doktorumuz. Atopik yapılı bebek doğduğundan beri neden şimdi tepki veriyordu peki?

Benim kafamda binlerce soru, her gün acaba ne yapsak da iyi gelse araştırmaları derken bir kaç gün önce, İzmir’de Homeopati eğitimi alan çok yakın bir arkadaşım Asil’e yardımcı olmamı ister misin diye sordu. O an benim EGZAMA araştırmalarıma Homeopati de eklenmiş oldu. Gördüm ki aslında bu yolla egzamadan kurtulan bir sürü bebek var! Ne ki şimdi Homeopati derseniz, bambaşka bir yazı konusu. Arkadaşım bana Asil ile ilgili bazı sorular sordu, şu an da onun için bir ilaç hazırlıyor, en geç cumartesi elimde olması için yetiştirmeye çalışıyor hatta. İşe yarayıp yaramayacağını görüp, yaşayıp yazacağım. Tek bildiğim, okuduğum o kadar çok yazı ve başarı öyküsü var ki, ben bu tedavinin işe yarayacağına tüm kalbimle inanıyorum.

Bu arada arkadaşımın sorularını cevaplarken yakaladığımız ortak bazı noktalar var ki, bunları da ayrıca yazacağım. Örneğin Asil’in egzaması 18 ay aşıları yapıldıktan 5 gün sonra ortaya çıktı! Aşıların bebeklere faydası ve zararları üzerine bir çok yazı olsa da, belki bir sebebi de aşılar olabilir diye düşünmeye başladım. Ya da Asil hafta sonları biz yanında olduğumuzda daha az kaşınma belirtisi gösteriyor ki bu belki de bizi özlediği için egzamanın psikolojik etkenli de olabileceği konusunu aklımıza getiriyor…

Haaa bu arada bunca şeyle uğraşmaktansa alerji testi neden yaptırmıyorsun, doğumdan itibaren alerji testi yapılabiliyor diyenler de olabilir. Bizim doktorumuz 3 yaşın altındaki bebeklere alerji testi yapılmasının, bebekte olmayan alerjenleri de uyarabileceği için önermediğini söylüyor, ben de alerji testi gibi bir eziyet yaşamasını istemiyorum açıkçası.

Önümüzdeki günlerde gözlemlerimi sizinle de paylaşacağım. Egzama sorunu yaşayan aileler ve özellikle de anneler; bebeklerinizi doktor doktor gezdirip helak etmeyin, onların canına sizin de paranıza yazık! Ben öğrendim ki, egzama denen hastalık için sadece sabır ve zaman gerekli. Biz aylardır uğraşıyoruz diyorum ama bu dertten yıllardır muzdarip, hatta alerji yapacağı için neredeyse hayatları boyu diyet yapan minikler var. En kötüyü düşündüğünüz anda sizden de kötüsü olduğunu hiç unutmayın olur mu?