Uzaklar denilince, UZAKDOGU…

Havalar soğudu bu aralar, bildiğiniz kış yaşanıyor İstanbul’da. Kalplerimiz de buz gibi, havadan mı bilmiyorum ama içimizdeki kar kış kıyamet bitmek bilmiyor… Ülkemiz, dünya, insanlık; nereye gidiyoruz Allah’ım diye soruyorum sürekli kendime, her an bitmek tükenmek bilmeyen bir endişe haliyle yaşamaya alışıyoruz, yaşamak istiyorsak alışmalıyız; ama hayat böyle geçer mi bilinmez…

Sıcak hava insanıyım ben; belki Ege’li olduğumdan, belki de sıcak iklimlerin kalpleri de ısıttığına inandığımdan. Bu aralar sevdiğimi ve oğlumu alıp gidesim var uzaklara, sıcak bir yerlere gitsek kaçsak bu soğuk yürekli insanların dünyasından istiyorum…

Bizim ailecek (yani küçük Kılıç Ailesi olarak ben-eşim-oğlumuz) Uzakdoğu sevgimiz bizi tanıyanlar tarafından bilinen bir gerçek:) Uzakdoğu’da kendimizi buluyoruz biz, sanki evimiz orasıymış da biz yılın 11,5 ayı evimizden uzakta yaşıyormuşuz gibi geliyor. Her yıl 15 gün Uzakdoğu havası alıp yılın geri kalan günleri için sabır depoluyoruz hücrelerimize. Hala daha fırsatı olup gitmeyenler için tek tavsiyem, ilk fırsatta bir Uzakdoğu bileti ayarlamaları! Nereye gittiğiniz çok da önemli değil; Tayland, Malezya, Endonezya, Singapur… İnanın bana o kıtada HUZUR var! Birçok dinden, birçok farklı inanıştan insan huzur ve hoşgörü içinde yaşıyor orada. Kötülük hiç mi yok? Tabi ki dünyada insanın olduğu her yere kötülük bulaşmış durumda, ama oralarda belki Muson ikliminden belki de hala vahşi hayvanlar yaşam sürdüğünden; bazı şeyler daha saygılı ilerliyor gibi geliyor, en başta İNSANLIK…

Ne yazmak istediğimi bilmeden oturup yazmaya başladım aslında, seyahat ile ilgili yazmayı düşündüm bir an ama seyahat denince benim için tek olan Uzakdoğu’yu yazdım içimden geldiği gibi. Bıraksanız şehir şehir, tapınak tapınak da anlatırım; saatler hatta günlerce:))) İçimdeki Uzakdoğu aşkı bambaşka, Şubat’ın 7sinde yine yeniden Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’nda olacağız; 15 gün için evimize gidiyoruz, doğmadığımız ama evin neresi dediğinizde aklımıza gelen tek topraklarda, Asya’dayız… Bakalım belki bu gidişimizde bizi havalimanında çiçeklerle karşılayıp vatandaşlık falan verirler:))))

“Uzaklar denilince, UZAKDOGU…” için 2 cevap

  1. Merhaba yaziniz icin tesekkur ederim. Peki 4 ay bebekle uzak dogu icin ne dusunuyorsunuz? Ist manila tek ucus (business)ordan boracay adasina gecmeyi dusunuyoruz. Ama benim cekincelerim var tabii fikrinizi almak isterim 🤗

    1. Merhabalar:) 4 aylık bebekle Uzakdoğu’ya koşarak gidin derim fikrimi sorarsanız:) En başta yeme/içme sizin için sorun olmayacak çünkü ilk 6 ay su dahi vermenize gerek yok, sadece anne sütü yeterli ve bu şahane bir fırsat! Mümkün olduğunca sivri sineklerden korunduğunuz sürece sorun olacağını düşünmüyorum, Boracay şahane bir ada, ben 4,5 aylık hamileyken gitmiştim, eminim bebekle de çok keyif alırsınız. Şimdiden iyi yolculuklar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir